Yazıya geç
Melek Demircioğlu
Uygun saatleri gör
Aldatılma & Güven

Aldatıldıktan sonra yeniden güvenebilir miyim?

“Eşim defalarca özür diledi. Bir tarafım git diyor, diğer tarafım kal. Çocuklar var… Kalsam ona yeniden güvenebilir miyim?”

Bana en çok gelen sorulardan biri bu.

Aldatıldığımızda yalnızca karşımızdaki kişiye güvenimiz sarsılmıyor. Birlikte yaşadığımız anıları, bildiğimizi sandığımız hayatı, kendi sezgilerimizi de sorgulayabiliyoruz.

“Nasıl fark etmedim?” “Bende ne eksikti?” “El âlem ne diyecek?”

Önce şunu söylemek isterim: Aldatılmış olmak, bizim yetersiz olduğumuz anlamına gelmez. İlişkide sorunlar yaşanmış olabilir. Ancak aldatma kararının sorumluluğu, o kararı veren kişiye aittir.

Bir yanımız gitmek, bir yanımız kalmak isteyebilir.

Canımız yanarken hâlâ seviyor olabiliriz. Öfkelenirken ailemizi kaybetmekten korkabiliriz. Sabah ayrılmayı düşünüp akşam birlikte geçirdiğimiz yılları hatırlayabiliriz.

Bu gelgitler güçsüz olduğumuzu göstermez. Çok normal.

Çocukların düzeni, geçim kaygısı, ailelerin tepkisi… Bunların hepsi gerçek. Fakat “İnsanlar ne der?” diye düşünürsek, “Ben ne yaşıyorum, neye ihtiyacım var?” sorusu duyulmaz hâle gelebiliyor.

Aldatılmak bizi küçük düşürmez. Başkasının seçiminin utancını taşımamız gerekmiyor.

Peki, güven geri gelir mi?

Bazı ilişkilerde yeniden kurulabilir. Fakat özür dilemek, güvenin geri geldiği anlamına gelmez. Güvenin onarılması; sorumluluk almak, aldatmayı sonlandırmak ve zaman içinde tutarlı davranmakla mümkün olabilir. Bunun bir garantisi yoktur.

Bu yüzden yalnızca “Kaç kere özür diledi?” sorusuna değil, sonrasında yaşananlara da bakabiliriz:

Sorumluluk alıyor mu, yoksa bizi mi suçluyor?

Aldatma ilişkisi sona erdi mi?

Sorularımızı dinliyor mu, yoksa “Artık kapat konuyu” mu diyor?

Söyledikleriyle yaptıkları birbirini tutuyor mu?

Yeniden güvenmemiz için gereken zamana saygı duyuyor mu?

Telefonuna bir bildirim geldiğinde içimiz sıkışıyorsa, bir özürle rahatlayamadığımız için kendimizi suçlamayalım.

Bugün bütün hayatımıza karar vermek zorunda değiliz

Güvendeysek, ne istediğimizi anlamak ve davranışları gözlemlemek için acele etmeyip, kendimize zaman tanıyabiliriz.

Kalmak, yaşananları kabul edilebilir bulmak değildir. Ayrılmak da birlikte geçirilen yılları değersiz saymak değildir.

Belki ilk sorumuz şu olabilir:

“Bu ilişkide yeniden güvenebilmem için neye ihtiyacım var ve bunun için gerçek bir çaba görüyor muyum?”

Kararımız ne olursa olsun ama acele olmasın...

Melek Demircioğlu Aile Danışmanı

← Tüm yazılara dön