Yazıya geç
Melek Demircioğlu
Uygun saatleri gör
Kadınlar & Sınırlar

Hayır Demek Neden Bu Kadar Zor?

Akşam eve yeni gelmişiz. Çantamız hâlâ kolumuzda, telefon çalıyor. “Yarın çocukları birkaç saat sana bırakabilir miyim?”

Oysa yarın biraz dinlenecek, belki uzun zamandır ertelediğimiz bir işi yapacağız.

İçimizden “Bu kez olmaz” diyoruz. Ağzımızdan “Tabii, getir” çıkıyor.

Telefon kapanınca da kendimize kızıyoruz: “Neden yine kabul ettim?”

Çünkü bazen hayır demek, yalnızca bir isteği geri çevirmek gibi gelmiyor. Karşımızdakini kırmak, bencil görünmek, aramıza soğukluk girmesini göze almak gibi geliyor.

“Hele bir kabul edeyim, sonra hallederim” diyoruz. Sonra kendi planımız yine erteleniyor.

Birini üzmemek için kabul ettiğimiz şey, bazen bizi üzüyor.

Özellikle yıllardır “Sen anlayışlısın, sen idare edersin” denilen kişiysek, kendi ihtiyacımızı söylemek bile tuhaf gelebiliyor. Hayır dedikten sonra uzun uzun açıklama yapmak, hatta kararımızdan dönmek istiyoruz.

Oysa hem birini sevebilir hem de o gün yardım edemeyebiliriz.

“Yarın uygun değilim, dinlenmeye ihtiyacım var.”

Bu cümleyi söylerken biraz suçluluk hissedebiliriz. Ama suçluluk hissetmemiz, yanlış bir şey yaptığımız anlamına gelmez.

Belki de bir sonraki “Tabii”den önce kendimize birkaç saniye verebiliriz:

“Ben bunu gerçekten istiyor muyum, yoksa kırılmasından mı korkuyorum?”

← Tüm yazılara dön